Darüşşafaka FTR

Mehmet Ali Çetin: “Yedi yılda yürüyebileceğim söylendi, bir yılda ayağa kalktım”

Mehmet Ali Çetin, 1954 doğumlu bir sanayici… 24 Haziran 2011’degeçirdiği trafik kazası sonucu felç oluyor. Doktorlar, iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyonla en iyi ihtimalle yedi yıl sonra yürüyebileceğini öngörüyor. 18 Temmuz 2011’de Darüşşafaka Ömran ve Yahya Hamuluoğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne sedyeyle getiriliyor. Geldiğindeki durumunu “parmağımı dahi oynatamıyordum” diye açıklıyor. Uzun ve yoğun tedavi sürecinin sonunda hayatına kaldığı yerden devam ediyor.

mehmetalicetin_2708_1
İş adamı Mehmet Ali Çetin’in kâbus dolu günleri, 24 Haziran 2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla başlıyor. Bedeninde ve ruhunda hâlâ o kazanın izlerini taşısa da yeniden hayata dönmenin, yüzde 100 felçliyken, yeniden yürüyebilmenin,  kendi başına ihtiyaçlarını giderebilmenin, araba kullanabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Kazadan sonra kendisine en iyi tahminle yedi yılda yeniden yürüyebileceği söylenen Çetin, geçirdiği trafik kazasını ve ardından yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: “Düğüne gidecektik. Eşimi almak için evime gidiyordum. Karşıdan karşıya geçen bir kadına yol vermek için durmuştum. Ters yoldan gelen bir kamyon durur vaziyetteyken arabama vurdu. Bir devlet hastanesine kaldırıldım. Sekiz gün orada kaldım. Ameliyatımın orada yapılamayacağı anlaşılınca özel bir hastaneye geçtim. Omurilikten ameliyat oldum, C3 ve C7 bölgelerimde implantlar var. Bu özel hastanede ayağa kalkmam için bana yedi sene gibi bir süre verildi. Devlet hastanesinde ise hiç ayağa kalkamayacağım söylendi.”
 
“Yüzde 100 felçtim”
Ameliyatı gerçekleştiren doktorunun tavsiyesi üzerine Darüşşafaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne geldiğini kaydeden Çetin, “Hastaneden taburcu olur olmaz ambulansla buraya geldim” diyor ve o günkü sağlık durumunu şöyle açıklıyor: “Hiç kıpırdayamıyordum. Yüzde 100 felçtim, parmağım dahi oynamıyordu. Sadece konuşabiliyordum.”

“Bir yılda ayağa kalktım”

Kazadan yaklaşık bir ay sonra geldiği Darüşşafaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi programına hemen başladığını anlatan Çetin,”Lokomattan, havuzdan,  parafinden kısacası buranın bütün nimetlerinden yararlandım. Hepsinden fayda gördüm. Başlangıçta beni Lokomata vinçle getiriyorlardı. Tedavimin birinci yılının sonunda yeniden yürümeye başladım. Tabii başlangıçta iki kişi koluma giriyordu ve kısa mesafe yürüyebiliyordum. Yedi-sekiz aydır ise hiç kimseye ihtiyaç duymadan, kendi başıma yürüyorum” bilgisini veriyor.

“Ben yürümeyi yeni öğrenen bir çocuk, buradaki tüm sağlık personeli ise bir anne gibiydi”
Çetin, yeniden yürümeye başladığı ilk gününü ise şöyle anlatıyor: “Yürümek için yataktan ilk kez kaldırıldığım zaman dünyam değişti. Bu arada o dönem ben, 125 kiloydum. Dört-beş kişi, beni kaldırabiliyordu. İlk defa yürüyeceğim, fizyoterapistim arkamda duruyor. Bana adım attırıyor. Hasta bakıcı ve hemşireler de yanı-mızda… Adım atmaya başladım. Dediler ki bu iş olacak. Ardından fizyoterapistim, ‘Şimdi de geri yürüyeceğiz’ dedi. Bir an durdum, çünkü geri yürümenin ne olduğunu bilmiyordum. Bunun üzerine fizyoterapistim bana geri geri yürümeyi gösterdi. Ben yürümeyi yeni öğrenen bir çocuk, buradaki tüm sağlık personeli ise bir anne gibiydi.”

“Araba kullanmaya başladım”

mehmetalicetin_2708_3
Şu anki durumunu değerlendiren Çetin,“Artık kimseye ihtiyaç duymadan yürüyebiliyorum. Tabii bazı işlevlerim hâlâ kısıtlı. Mesela yalnız başıma ayakkabı ya da çorap giyemiyorum. Ama her geçen gün biraz daha iyiye gidiyorum. Mesela araba kullanmaya başladım. Yeniden ehliyete müracaat edeceğim” diyor ve Merkezden aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti şu cümlelerle dile getiriyor: “Burada görev yapan doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından temizlik personeline kadar hepsini çok seviyorum. Onlarla konuşurken gözlerimden yaş geliyor. En kötü günlerimde o kadar güzel ilgilendiler ki benimle… Bir gün biri-sinin yüzünde gülümsemenin eksik olduğunu görmedim.”

Fizyoterapistle çalışmak faydalı
Yaz döneminde tedaviye ara verdiğini kaydeden Çetin, “Burayla bağımı koparmayı düşünmüyorum. Yazın denizden faydalanıyorum, yazlığıma gidiyorum ve bol bol yüzüyorum ama yakın zamanda yine haftada birkaç seans almayı istiyorum. Çünkü burada elektroterapiler yapılıyor, bu da beni çok rahatlatıyor. Ayrıca terapistlerden ayrılmak da istemiyorum. İnanın çok faydası var. Mesela el ve boynumda kasılmalar oluyor. Burada 20 dakika da olsa bir seans aldığımda iki – üç gün rahatlıyorum. Gösterilen hareketleri kendi başıma yaptığımda aynı sonucu alamıyorum. Fizyoterapistle çalışmanın faydasını gördüğüm için bir süre daha burada devam edeceğim.”